Haber ve Duyurular

Prof. Dr. Aziz Sancar, Türk Dünyası Öğrencilerine Hitap Etti

Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nde (KTMÜ) 2015 Nobel Kimya Ödülü Sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar’a Fahri Doktora Payesinin Tevcihi Töreni düzenlendi.

Dünyaca tanınan Bilim Adamı Prof. Dr. Aziz Sancar, program kapsamında öğrencilere yönelik olarak “Bilim ve Milli Kalkınma” konulu konferans da verdi.

Üniversitenin  Kültür Merkezi’nde 20 Nisan 2018’de gerçekleştirilen törene Türkiye Cumhuriyeti Bişkek  Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat, Azerbaycan Büyükelçisi Hidayet Orucov, Kırgızistan Eğitim ve Bilim Bakanı Yardımcısı Kudayberdi Kocobekov, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bişkek Temsilcisi Atınç Keskin, KTMÜ Rektörü Prof. Dr. Sebahattin Balcı, Rektör Vekili Prof. Dr. Asılbek Kulmırzayev, Türk Keneşi Genel Sekreter Yardımcısı Ömer Kocaman, TİKA Bişkek Program Koordinatörü Ali Muslu, Türkiye ve Kırgızistan üniversitelerinin rektörleri, akademisyenler, öğrenciler ve basın mensupları katıldı.

Program KTMÜ’nün resmî yayın organı Media Manas’ın Facebook hesabından (mediamanaskg) ve Manas Radyosu’ndan canlı yayınlandı.

İki ülkenin milli marşlarının okunmasıyla başlayan program açılış konuşmalarıyla devam etti.

Rektör Vekili Prof. Dr. Asılbek Kulmırzayev de “İnsan hayatının iyileştirilmesindeki en önemli faktörlerden birisi bilimdir. Bilim olmadan büyük başarılara imza atılamaz. Biliyorsunuz Orta Asya’da birçok bilim adamı yetişmiş ve insanlığa fayda sunmuştur. Orta Asya’da yetişen bilim adamları Türk ülkelerinin adını duyurmuştur. 20. asra geldiğimizde büyük şairimiz Cengiz Aytmatov ile kardeşimiz Prof. Dr. Aziz Sancar’ın başarılarından bahsedebiliriz. Kendisinin gençlere nasihat etmek ve hayat tecrübesini paylaşmak üzere gelmiş olmasından dolayı çok memnunuz. Bu konferans gençler için çok önemli. Gençlerimizin bilim yolunda, Prof. Dr. Aziz Sancar’ın kendilerine aktaracağı bilgi ve tecrübeden faydalanmalarını tavsiye ediyorum.” diye konuştu.

Rektör Prof. Dr. Sebahattin Balcı, açılış konuşmasında, “Bugün 23 yaşında olan Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, kardeş Cumhuriyetlerimizin bağımsızlığını ilk tanıyan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizin, Kırgızistan‘ın bağımsızlığından 4 yıl sonra 1995’te, Kırgız kardeşleriyle beraber Bişkek’te kurduğu bir üniversite, bir ilim ocağı. Üniversitemiz esas itibariyle 21. asırda Türk dünyasının Orta Asya’daki büyük iddiası olarak geleceği oluşturacak, hepimizin ümidi olan, bütün Türk dünyasına hizmet edecek ve akabinde insanlığa değer katacak yeni bir nesil yetiştirmek üzere yola çıkmıştır. Bu kutlu yürüyüş 23 yıldan bu güne azim ve kararlılıkla, büyük bir heyecanla ve moralle sürdürülmektedir. Biz gençlerimize 21. asrın yeniden bizim dünyamızda, gönül coğrafyamızda, kültür coğrafyamızda bir medeniyet inşası için fırsat verdiğini, imkân oluşturduğunu ve kendilerine çok güvenmeleri  gerektiği söylüyoruz. Bunu söylerken tarihimizden örnek alıyoruz. Biz bugün yaşadığımız coğrafyada, ata topraklarımızda, binlerce yıl evvel bu topraklardan haereket ederek, göç ederek dünyanın o gün bilinen üç kıtasında çok büyük medeniyetler kurmayı başarmışız. İnsanlığa çok büyük değer katan bilim adamları, sanatçılar ve kültür insanları yetiştirmişiz. Gençlere bu örneği vererek diyoruz ki Sevgili Gençler, atalarımızın kurdukları medeniyetle insanlığa değer katan, adaleti, huzuru, mutluluğu yaşattıkları o günlerin tekrar yaşanabilmesi için bugün yeniden bir medeniyet kurmak mümkündür; çünkü Türklüğün iki yakası bir araya gelmiştir. Artık biz bu büyük vatanımızda biriz, beraberiz, gönüllerimiz bir, kalplerimiz aynı. Aynı hedefe kenetlenmişiz. Yolumuz ilmin, ahlakın yoludur. Geçmişteki başarılarımızı anlatırken, bugüne ait bir şeyimiz yok mu? İşte bu sorunun cevabını bugün burada veriyoruz. 21. asrı yeniden bizim medeniyetimizle insanlığa hizmet sunacak bir yüzyıl yapma yolunda ilerlerken, işte onun  kutup yıldızları bize yol göstermeye başlamıştır. Bugün burada Üniversitemize teşrif eden Prof. Dr. Aziz Sancar Hoca’mız bu iddianın canlı müşahhas örneğidir, delilidir. Bu bakımdan çok muhterem Hocamıza bu gözle bakıyoruz. Bu ümitleri yeşerttiği, bu kalpleri coşturduğu, bu güveni ateşlediği için şükranlarımızı sunuyoruz. Sayın Hocam belki de kendileri de söyleyeceklerdir. Anadolu’nun doğusunda küçücük bir köyde hakikaten fakr u zarûret içerisinde olan bir ortamdan çıkarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizin sunmuş olduğu imkânlardan en güzel şekilde istifade ederek, bugün bilim alanında Türk dünyasına ilk defa bu ödülü kazandırarak, hepimizin başını dik tutmasına vesile olan Değerli Hocamıza ne kadar şükranlarımızı sunsak ve saygı duysak azdır. Burada 14 kardeş ve akraba Türk devlet ve topluluğundan, 24 kökenden bir arada olan gençler olarak, önünüzde başarının canlı, yürüyen örneğinin durduğunu görün. Sizin içinizden niçin gelecekte bu başarıları tekrar tekrar ortaya koyacak gençler çıkmasın? Biz size çok güveniyoruz ve inanıyoruz ki Narın’dan, Batken’den, Issık Göl’den, Anadolu’nun Mardin’inden, Bitlis’inden, Muğla’sından, Ardahan’ından, Sivas’ından, Taşkent’ten, Aşkabat’tan, Bakü’den, Kazan’dan ve daha diğer pek çok yerden neden bizim evlatlarımız çıkıp da bu büyük ödülleri tekrar tekrar almasın? Neyimiz eksik? Atatürk’ün dediği gibi ‘Bir tek şeye ihtiyacımız var.’ Hocamızın hayatına bakarsanız, bu örneği en güzel şekilde onda görme imkânınız olduğunu görürsünüz. Bir olalım, beraber olalım, iri olalım, güçlü olalım. Ve ilmin ve ahlakın yolunda ömrümüzü vakfedip çalışalım. Ondan sonrası elbette Yüce Allah’ın takdiri ve taltifiyle olacaktır.” dedi.

Kırgızistan Cumhuriyeti Eğitim Bakan Yardımcısı Kudayberdi Kocobekov, “2015 Nobel Kimya Ödülü Sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar’ın aldığı bu ödülle sadece Türkiye’dekiler değil, tüm Türk dünyasında yaşayan insanlar gururlanmıştır. Böyle bir konferansa katılarak sizlerle bir araya gelmiş olmaktan ve Prof. Dr. Aziz Sancar’ın iki kardeş halkın, Kırgızistan ve Türkiye’nin arasında ‘altın köprü’ olan bu Üniversitemize gelerek bilgi ve tecrübesini bizimle paylaşacak olmasından dolayı memnuniyetimi ifade etmek istiyorum.” sözleriyle düşüncelerini dile getirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat ise “Mardin’den, Türkiye Cumhuriyeti’nin küçük bir köyünden yola çıkarak, anne babanızın okuma yazma bilmediğini ama sizi okutmak istediklerini, bir felsefeleri, yol haritaları olduğunu ifade ettiniz. İstanbul Üniversitesi’ni birincilikle bitirdiniz, arkasından Nobel Ödülü aldınız. Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Türk dünyasına, dünyaya çok büyük bir katkı sağladınız. Dolayısıyla hepimiz sizinle gurur duyuyoruz. Buradaki herkes sizinle gurur duyuyor. Ben bu salonu ilk defa bu kadar kalabalık görüyorum. Oturacak, hatta ayakta duracak yer yok. Herkes sizi hakikaten çok büyük bir gururla burada ağırlıyor. Sizi Kırgızistan’a tekrar bekliyoruz. İnşallah Eylül ayında Göçebe Oyunları’na da gelirsiniz ve sizi bir başka vesileyle de ağırlarız.” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Aziz Sancar’ın özgeçmişiyle ilgili video gösterildi. Ardından Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Öğüt tarafından KTMÜ Senatosu’nun Prof. Dr. Aziz Sancar’a fahri doktora payesi tevcih edilmesine yönelik kararı okunarak Rektör ve Rektör Vekili tarafından bu payesinin tevcihi gerçekleştirildi.

Prof. Dr. Aziz Sancar, gençlere yönelik konferansında, “Nobel ödülünü aldığımda sadece kendimi ve Türkiye Cumhuriyeti’ni değil, bütün Türk dünyasını temsil ettiğimi hissediyordum, biliyordum. Bundan dolayı gurur duydum. Aynı zamanda içimde bir eziklik de vardı. Biz büyük medeniyetler yaratmış büyük bir Türk milletiyiz. Sadece Türkiye Cumhuriyeti değil, bütün Türk milletlerini kastediyorum. Benim Nobel ödülünü aldığım yıl, bu ödülün verilişinin 115. yılıydı. Bize tarih kitaplarında Türkler’in büyük medeniyetler yarattığı söyleniyordu. Liseye kadar buna inanıyordum. Sonra şüphe etmeye başladım. Daha sonra Batılı yazarlardan da okudum. Gerçekten de 750 ile 1250 yılları arasında bilimin merkeziydik. Daha sonra bilim yapamadık. Bunu sorunu çözmemiz lazım. Sosyal bilimlere saygım var; ama temel bilimlere yatırım yapmamız gerek. Ben Nobel Ödülü aldığımda, bu alanda çalışacak çocuklara örnek olacağım için sevindim. Nobel, her şeyin ölçüsü değildir. Nobel almak her şey anlamına gelmez. Bilimin tek ölçüsü bu değildir. Ben politikayla uğraşmayı sevmem. Her Türk cumhuriyetinde konuştuğumda şunu söylüyorum. Aman kardeşim, gözünü seveyim politikayla uğraşmayın! Kendinizi bilime, çalışmanıza verin. İmkansızlıkları özür olarak kabul etmeyin. Batı’daki Devletlerde parasız eğitim göremezsiniz. Ben parasız eğitim gördüm. Devletler kendi imkânlarıyla bazı olanaklar sunuyor. Çok çalışacaksınız. Çalışmadan ailenize, ülkenize ve dünyaya faydanız olamaz. Ben öğrenciyken haftada 7 gün, günde 18 saat çalışıyordum. 71 yaşındayım, şimdi haftada 6,5 gün, günde 12 saat çalışıyorum. Ben imkânsızlıklar içinde Amerika’da çalıştım. Bir ara param bitti. 3 ay laboratuvarda yaşadım. Artık Batı’nın geliştirdiği bilim ve teknolojiye bağlı kalamayız. Tam bağımsızlığı, ancak ve ancak, bilim ve teknolojiyi üreterek yakalayabiliriz. Başarı, çok sabır ister. Ben buluşumu 45 senede tamamladım. Benim ekibimde Türkiye’den ve Türk Cumhuriyetlerinden çocuklar var. Onların başarılarıyla gurur duyuyorum. Size söz veriyorum. Çocuklarınızı bana gönderirseniz, onları yetiştirir, başarılı birer bilim adamı olarak size geri gönderirim.” dedi.

Konferansın ardından Cengiz Aytmatov Kampüsü’nde Prof. Dr. Aziz Sancar Kütüphanesi’nin açılışı yapıldı ve hatıra fidanı dikildi. Aziz Sancar’a büyük ilgi gösteren öğrenciler, kendisiyle fotoğraf çektirebilmek için birbirleriyle yarıştı.

Media Manas

Haberin Tamamı: http://mediamanas.kg/lang-tr/2555-aziz-sancar-trk-dnyas-rencilerine-hitap-etti.html