15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Manas’ta Anıldı


  • 2026-07-16

15 Temmuz 2026 tarihinde Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda “15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü” anma programı düzenlendi. Rektörlük fuaye alanında ‘15 Temmuz: Hafıza, Direniş ve Demokrasi’ temalı fotoğraf sergisinin açılışıyla başlayan anma programı, Rektörlük Konferans Salonu’nda devam etti.

Programa; Türkiye Cumhuriyeti Bişkek Büyükelçisi Dr. Mekin Mustafa Kemal Ökem, KKTC Bişkek Temsilcisi Tahir Osman Tahir,  Azerbaycan Bişkek Büyükelçiliği Müsteşarı Zülfugar Tanarverdi, Büyükelçilik müşavirleri ve mensupları, KTMÜ Rektörü Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Rektör Vekili Prof. Dr. Almaz İbrayev, Dostluk Hastanesi Başhekimi ve temsilcileri, Maarif Vakfı, Kızılay ve TİKA temsilcileri ile akademik ve idari personel katıldı.

Anma programı kapsamında, 15 Temmuz şehitleri için saygı duruşunda bulunuldu ve iki ülkenin millî marşları okundu. 15 Temmuz şehitleri ile tüm şehitlerin ruhlarına ithafen Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 15 Temmuz’da yaşanan hain darbe girişimini anlatan belgesel filmin gösterimiyle devam etti.

Büyükelçi Ökem: “15 Temmuz, millî iradenin kazandığı büyük bir demokrasi zaferidir”

Türkiye Cumhuriyeti Bişkek Büyükelçisi Dr. Mekin Mustafa Kemal Ökem, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, Türk milletinin demokrasiye, bağımsızlığına ve millî iradesine sahip çıkma kararlılığını vurguladı. 15 Temmuz 2016 gecesinde Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarının Türk Silahlı Kuvvetleri içerisine sızdırdıkları unsurlar aracılığıyla demokratik yollarla seçilmiş hükûmeti, anayasal düzeni ve milletin iradesini hedef alan hain bir darbe girişiminde bulunduğunu belirten Ökem, o gece Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, kamu kurumlarının, güvenlik güçlerinin ve vatandaşların doğrudan hedef alındığını ifade etti.

Darbe girişiminde 253 vatandaşın şehit olduğunu, 2 binden fazla vatandaşın yaralandığını hatırlatan Ökem, “Şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.” dedi. Türk milletinin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yekvücut olarak darbecilere karşı kararlı bir duruş sergilediğini belirten Ökem, 15 Temmuz’un yalnızca başarısız bir darbe girişimi değil, aynı zamanda millî iradenin kazandığı büyük bir demokrasi zaferi olduğunu ifade etti.

FETÖ’nün uzun yıllar boyunca eğitim, sivil toplum, medya ve ticaret gibi alanların görünümünü kullanarak kendisini gizleyen bir terör örgütü olduğunu belirten Ökem, örgütün gençleri ve eğitim kurumlarını istismar ederek devlet kurumlarına sızmaya çalıştığını söyledi. Eğitimin önemine dikkat çeken Ökem, eğitimin doğruyu yanlıştan ayırt edebilen, aklını ve vicdanını özgürce kullanabilen, ülkesine ve insanlığa karşı sorumluluk bilinci taşıyan bireyler yetiştirmesi gerektiğini vurguladı. Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nin ortak tarih, kültür, dil ve gelecek anlayışının yaşayan bir sembolü olduğunu ifade eden Ökem, üniversitenin uluslararası sıralamalarda elde ettiği başarıların gurur verici olduğunu belirterek, bu başarıda emeği bulunan akademik ve idari personel ile öğrencileri tebrik etti.

Öğrencilere hitap eden Ökem, “Aklınızı ve iradenizi kimseye teslim etmeyin. Hangi isim, yapı veya çevre olursa olsun; sizi sorgulamaktan, düşünmekten ve kendi vicdanınızla karar vermekten uzaklaştıran her anlayışa karşı dikkatli olun.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 15 Temmuz sonrasında FETÖ ile mücadelesini hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Ökem, bu mücadelenin yalnızca Türkiye’nin güvenliği açısından değil, örgütün faaliyet gösterdiği tüm ülkelerin kamu düzeni ve kurumsal güvenliği açısından da önem taşıdığını ifade etti.

“Bu millet kahraman bir millettir”

Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, konuşmasında 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün, Türk milletinin iradesini, vatan sevgisini ve demokrasiye bağlılığını tüm dünyaya gösterdiği tarihî bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın millete yaptığı “Başınızı öne eğmeyiniz.” çağrısının karşılık bulduğunu belirten Ceylan, milletin bu çağrı doğrultusunda büyük bir kararlılık ve cesaret sergilediğini söyledi. “Başını eğmeyen 253 kahramanımız şehit düştü. Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Şehitler ölmez, vatan bölünmez. Elbette ki bu, Türk milletinin yazdığı bir kahramanlık destanıdır. Bu destanı yazanlara minnet ve şükran borçluyuz.” dedi.

15 Temmuz’un Türk milletinin demokrasiye ve millî iradeye bağlılığını gösteren tarihî bir dönüm noktası olduğunu belirten Ceylan, “Milletimiz, devletine ve demokratik iradesine sahip çıkarak tarihi bir duruş sergilemiştir. Güvenlik güçlerimizin fedakârlığı, devlet kurumlarımızın hukuk içerisinde ortaya koyduğu kararlı mücadele ve vatandaşlarımızın ortak iradesi, demokrasi tarihimiz açısından unutulmayacak bir dayanışma örneği oluşturmuştur. Böylece Türkiye Cumhuriyeti, demokratik hukuk devletine olan bağlılığını ve millî egemenlik ilkesinden taviz vermeyeceğini bütün dünyaya açık biçimde göstermiştir.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Her karanlık gecenin bir sabahı vardır.” sözlerini hatırlatan Ceylan, 15 Temmuz’un ardından doğan sabahın Türkiye için aydınlık bir geleceğin simgesi olduğunu belirtti. Vatanı, milleti ve demokrasiyi hedef alan karanlık güçlerin o gece milletin iradesi karşısında başarısızlığa uğradığını vurgulayan Ceylan, elde edilen zaferin arkasında Türkiye Cumhuriyeti’nin köklü devlet geleneği ve tarihî birikimin bulunduğunu ifade etti.

15 Temmuz’un yalnızca geçmişte yaşanan bir olay olarak değil, gelecek nesillere aktarılması gereken önemli bir tecrübe olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ceylan, “Bugün bizlere düşen sorumluluk, 15 Temmuz’u hafızalarda canlı tutmanın ötesinde, o gecenin ortaya koyduğu dersleri gelecek kuşaklara doğru biçimde aktarmaktır. Çünkü demokrasiler, güçlü kurumlarla, hukukun üstünlüğüne duyulan güvenle ve ortak değerlere sahip çıkan bilinçli toplumlarla varlığını sürdürebilir.” dedi.

Türk milletinin her zaman uyanık olması gerektiğini vurgulayan Ceylan, “Atalarımızın dediği gibi; ‘Su uyur, düşman uyumaz.’ Terör örgütlerine yönelik sürdürülen operasyonlar da göstermektedir ki tehditler devam etmektedir. Bu nedenle bizler de her zaman uyanık olmalı, düşmanın tuzaklarını, şer planlarını ve ittifaklarını doğru okuyarak devletimizin ve demokrasimizin yanında dimdik durmalıyız.” ifadelerini kullandı.

Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nin Türkiye ile Kırgızistan arasındaki dostluğun önemli bir sembolü olduğunu vurgulayan Ceylan, “Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, iki kardeş devletin ortak vizyonu ve güçlü iradesiyle hayata geçirilmiş seçkin bir yükseköğretim modelidir. Üniversitemiz, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki dostluğun, karşılıklı güvenin ve stratejik ortaklığın kurumsal sembollerinden biri hâline gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının sonunda 15 Temmuz’un bir zafer olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, “Bu zaferi bizlere kazandıran bütün kahraman şehitlerimize ve gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. İrade bizim, zafer bizim.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.

"Şehitlerimizi Dualarla Anmalı ve Hatıralarını Yaşatmalıyız”

Rektör Vekili Prof. Dr. Almaz İbrayev konuşmasında, “Bugün Türkiye tarihinin en önemli olaylarından birini anmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Aradan 10 yıl geçmiş olmasına rağmen, o gün Türkiye Cumhuriyeti devletine yönelik gerçekleştirilen hain saldırı hiçbir zaman unutulmayacaktır. Yaşanan büyük kayıplara rağmen, Türk milleti ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı ve hızlı müdahalesi sayesinde kötü niyetli girişimin amacına ulaşmasına izin verilmemiştir. Allah’tan dileğimiz, böyle bir olayın bir daha yaşanmamasıdır. Şehitlerimizi her zaman dualarla anmalı ve onların aziz hatıralarını yaşatmalıyız. Kardeş ülkelerimizin de her zaman büyüyüp gelişmesini temenni ediyoruz.”

Açış konuşmalarının ardından, “Sessiz İkna, Görünmez Manipülasyon: 15 Temmuz’un Psikolojik ve Eğitsel Anatomisi” başlıklı konferans, KTMÜ Edebiyat Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yücel Öksüz tarafından sunuldu. Konferansta, 15 Temmuz’un psikolojik ve eğitimsel boyutlarıyla ortaya çıkardığı etkiler, çok boyutlu bir perspektifle ele alındı.

Prof. Dr. Öksüz, 15 Temmuz’un yalnızca bir gecede ortaya çıkan bir olay olmadığını, uzun yıllara yayılan bir ikna ve etkileme sürecinin sonucu olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Günümüzde güvenliğin yalnızca fiziksel alanlarla sınırlı olmadığını, insan zihninin korunmasını da kapsadığını belirten Öksüz, eğitimin bu süreçte en önemli koruyucu unsurlardan biri olduğunu vurguladı. Manipülasyon süreçlerinin güven, aidiyet, izolasyon, bilgi kontrolü ve koşulsal itaat mekanizmaları üzerinden işlediğine dikkat çeken Öksüz, kült yapıların oluşumunda bu unsurların etkili olduğunu belirtti. Ayrıca toplumsal direncin güçlendirilmesinde eleştirel düşünme becerisi ve psikolojik sağlamlığın önemine değindi.  “Eğitim, sadece meslek kazandıran müfredatlar bütünü değil; bir milletin zihinsel güvenliğini ve psikolojik bağışıklığını inşa eden stratejik bir savunma kalkanıdır.” diyen Öksüz, bilinçli ve sorgulayan bireyler yetiştirmenin toplumsal güvenlik açısından hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.

Etkinlik toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.​

    Sosyal medyada paylaşın